EFES SUİTİ

Viyolonsel ve Perküsyon için

Viyolonsel için yazmış olduğum "Efes Suiti" adlı çalışmamın çekimlerini , 21-23 Haziran 2017 tarihleri arasında, Yönetmen Çağlar Şapolyo ile Efes Kentinin değişik yerlerinde gerçekleştirdik.Eser 6 Bölümden oluşuyor. "Prytans, Agora, Artemis, Kurtarıcı Sulla, Nymphe, Arsenoe Ağıtı Bölümler hakkında açıklamalar sayfanın alt kısımlarına doğru devam ediyor Viyolonsel: Melih Selen, Vokal: Sena Şener Perküsyon: Orbay Akdoğan, Yönetmen: Çağlar Şapolyo, Studio Kayıt & Mix-Mastering: Serdar Koldemir
  • Çalışmayı dinlemek için burayı ya da aşağıda bulunan resimleri tıklayınız

  • PRYTANS

    Suitin İlk bölümü için Pritaneoum yapısı ve Celcius Kütüphanesi önü kullanıldı. Eski Yunanda yeni bir şehir kurulunca yapılan ilk binalar Pritanyumlardı. Pritanyum hem Belediye binaları hemde şehrin en kutsal yeridir. Prytaneumlarda Prytan adında rahipler vardı. Prytanlar, Prytaneumlarda yakılan kutsal ateşten sorumluydular.sorumluydular. Bu ateş şehrin bağımsızlığının sembolüydü. Şehrin en yüksek idari ve dini mertebesi Prytanlıktı. Suitin Prytans bölümü, ciddi ve durağan bir şekilde başlar. Çünkü Prytan mertebesi ciddi bir mertebedir. Bu ciddiyet daha sonra yerini Prytanların yürüyüş adımlarına bırakır. Giriş tonalitesinden farklı bir şekilde çello Prytanların o ciddi yürüyüşlerini canlandırır. Bu yürüyüşün sonunda kutsal alana varırlar. Çello tiz notaları çalmaya başlayınca tüm Prytanlar bu kutsal alanda saygıyla eğilirler. Sonra saygı ve içtenlikle, bir çocuğun saflığında Efes Halkı için güzel dileklerde bulunurlar inandıkları Tanrılarına.güzel dileklerde bulunurlar inandıkları Tanrılarına. Ve daha sonrasında hazırlıklara başlanır. Yanlarında ki sembolik Artemis Heykeli ile birlikte Kutsal Rampanın başında yürüyüş için toplanırlar ve Herakles kapısından geçerek Kureytler caddesinde halkla buluşurlar Bu sadece dini bir geçit töreni değildir. Aynı zamanda bir şenliktir bu seramoni. Çello, ardarda gelen bu karamsar ve ciddi pasajdan sonra birden ritmi değiştirir. Çünkü Kureytler Caddesinde ki kutsal yürüyüş bitmiştir. Yürüyüş bittikten sonra Prytanlar halkın arasına karışılar ve onlarla beraber dans ederler. 11/8 ve ¾ Lük ölçü sayısıyla devam eden haretli dans teması Prytanların kısa ve neşeli danslarını tasvir eder. Dans bittikten sonra yerini tekrar kutsallık ve ciddiyet alır. Çello yine fantastik bir müzik cümlesiyle bu bölümü sona erdirir.

    AGORA

    Agora, şehrin alışveriş, eğlence merkeziydi. Efesliler burada alışveriş yapar, çeşitli gösteriler izler, dans ederler ve güzel zaman geçirirlerdi. Suitin bu bölümü, hareketli antik bir müziği andıracak şekilde yazılmıştır. Bu sebepten Yunan Müzik modu kullanılarak yazılmıştır. Agora içinde her sınıftan her meslekten insanlar bulunurdu. Soylular, Rahipler,köleler, zengin ve fakir her statüden Efesliler... Agora’nın içinde Bazı tapınaklarda bulunurdu. Bu yüzden çello hareketli müzik cümlesinden birden bire vazgeçerek daha saygılı bir temaya geçer fakat bu uzun sürmez. Kısa bir dini seramoninin ardından Agorada ki eğlence devam eder. Suitin bu bölümünde çelloya vurmalı çalgı Bendir eşlik eder. Hareketli ana temanın tekrarlarında, daha eski ve antik bir tını elde etmek için “Ponticello” ( Yayı eşiğe yakın kullanarak metalik ses çıkartma) tekniği kullanılır. Suitin Agora bölümü sona ersede, Agorada eğlence ve yaşam hiç bitmez.

    ARTEMİS

    Tanrıça Artemis, Eski Romada ki adıyla Diana. Zeusun kızı, Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık, okçuluk ve ay tanrıçası. Artemis, kardeşi Apollon’dan birgün önce doğup, kardeşinin doğumu için annesi Leto’ya yardım ederken, çektiği acıları görüp, hiç evlenmemeye ve bakire kalmaya karar verir. Tanrıça Artemis Efesliler için çok önemli bir tanrıçaydır. Efesliler ona çok saygı duyarlar, kurbanlar sunarlardı. Efes Şehri Antik dünyanın önemli bir metropoliti olduğu için dünyanın dört bir yanından insanlar bu şehre gelirlerdi. Birçok tapınak vardı ama Artemis Tapınağınağı belkide bunların içinde en önemli ve en gösterişlisiydi. Efesliler, Artemis için çok görkemli devasa bir tapınak yapmışlardı. Suitin bu bölümü “Tam Ton” dizisi kullanılarak yazılmıştır. Bir tanrıça için bir müzik yazıyorsanız bunu majör yada minör tonalitede yazmak biraz sınırlı bir anlatım olurdu. Bu yüzden daha emprestyonist bir etki için Tam ton dizisi kullanıldı. Özgür bir anlatım için müziğin ritmini de özgür bırakmak gerekti ve bölümün başına” Agitato ad libitum” ( İsteğe bağlı serbest bir biçimde) yazıldı. Giriş cellonun bas notalarında hızlı ve aceleci bir şekilde başlar. Bu bas notalar belki de Artemis Tapınağının o eşsiz , devasa yükseklikteki sütünlarını anımsatır. Tapınağı ilk defa gören insanların adeta nutku tutulur ve merdivenlerden biran önce çıkarak içeri girmek için sabırsızlanırlar. Karşılarında koskocaman Artemis heykelini tüm heybetiyle durduğunu gören insanlar ona saygılarını ve hediyelerini sunarlardı. Hızlı notalardan sonra devam eden müzik cümlesi bu insanların şaşkınlığını, saygılarını ve dualarını anlatır Müzik daha sonra aniden yumuşak bir şekilde majör bir tonaliteye uğrayıp, tekrar ana tona geri döner. Bölümün sonu yine hızlı notalar duyulma başlar ve daha sonra yumuşak bir kaç nota ile tizleşerek sona erer..

    NYMPHE

    Efes bir su şehriydi. İlk kurulduğu zamanlarda deniz kenarında olan şehrin caddelerinin altında antik çağda eşi görülmemiş bir su tesisatı bulunmaktadır. Bu güzel şehrin her yanında birçok süs havuzları, hamamlar, çeşmeler bulunmaktaydı. İmparatorlar sadece tapınak değil halkın sevgisini kazanmak için birçok çeşme yaptırmışlardı. Anıtsal Çeşme, Traianus Çeşmesi, Heron Çeşmesi bunlar içerisinde en güzelleriydi. İnsanlar bu çeşme başlarında dinlenir, sohbet ederlerdi. Genç Efesli erkekler ve kızlar bu çeşme başlarında birbirlerine kur yaparlardı. Nypmhyalar ( Su perileri) çeşme çeşme dolaşırlar, buralarda şarkılar söylerlerdi. Suitin bu bölümü belki Nypmhyaların aşk şarkılardan birisidir. Çello antik bir müziği anlatırcasına duygusal bir giriş yapar. Güzel bir kıza aşık olan Efesli bir delikanlının aşk dolu yakarışlarını dile getirir adeta. Sonrabirden bire hızlı bir geçiş duyulur. Bu tutkunun vermiş olduğu bir hırçınlıktır. Ama sonra yerini geçici bir karamsarlık alır. Karamsar müzik teması biraz tekrar etsede sonunda yine ana tema olan aşk dolu bir ezgi duyulur. Suitin bu bölümü aşkı anlatır.

    KURTARICI SULLA

    Pontus Kralı Mitridates Efesi işgal etmişti. Efesliler bu işgale direniş göstermemiş hatta sevinmişlerdi. Çünkü Romaya bağlı olan Efesliler, Romaya ödenen vergilerden memnun değillerdi. Mitridates Efesi alınca kendini tanrı ilan eder ve tapınaklarda ki diğer tanrı heykellerini yıktırmaya başlar. Efesliler büyük hayal kırıklığına uğrarlar. Mitridates’e karşı çıkanlar ise ölümle cezalandırılır. Mitridates’e karşı çıkan 80000 Efesli kılıçtan geçirilir. Efeslilerin kurtululşu yine Romaya kalmıştır. Roma diktatörü General Sulla, Mitridatesi yenerek Efeslileri kurtarır. Daha sonra Sulla’nın torunu Memmius bu kahramanlığı ölümsüzleştirmek için bir anıt inşa ettirir. Suitin bu bölümü gergin ve hareketli başlar. Bu Mitridates’in işgalini anlatır. Daha sonra başlayan hüzünlü tema Efeslilerin yaşadığı hayal kırıklığını ve çektiği acıları anlatır. Bu hüzünlü tema tekrar girşte ki hareketli savaş temasına bağlanır. Bu da General Sulla’nın Mitridates’i yenerek Efeslileri kurtardğı savaştır. 2 savaş. Ortada ki tema acıdır. Savaşlar kötüdür. Acıyı hep halklar çeker.

    ARSENOE AĞITI

    fes Şehrinde Yunanlılar, Romalılar ve hatta Mısırlılar yaşamışlardı. Dünyanın dört bir yerinden gelen insanlar o zamanlar Roma İmparatorluğu Asya Eyaletinin en büyük metropolisi olan Efes’e çeşitli sebeplerden gelmişlerdi.VII.Kleopatra Antik Mısırın son Helenistik Kraliçesidir. M.Ö 69 – M.Ö 30 yılları arasında yaşamıştır. Ptolemy hanedanlığından gelmektedir Önce Roma İmparatoru Sezar ile daha sonra Sezar ölünce Doğu Roma Topraklarının hakimi Marcus Antonius ile aşk yaşamıştır. Kleopatra aslen Büyük İskender soyundan gelmektedir. Ve en büyük hayali Büyük İskenderin’de hayali olan, dünya hakimiyetiydi Bu yüzden Roma ve Mısır İmparatorluklarını birleştirmek istiyordu. Fakat, Kleopatra’nın kız kardeşi Arsinoi bunu, Mısır’ın Romaya teslim edilmesi anlamına geldiği için buna karşı çıkar. Arsinoi, bu yüzden Efes’e sürgüne gönderilir. Hayatından endişe ettiği için, Artemis tapınağına sığınır. Çünkü Rahiplerin himayesinde ki bir insana o zamanlar kimse dokunamamaktadır.Buna rağmen, Marcus Antonius, Artemis Tapınağı merdivenlerinde Arsinoi’yi öldürür. Arsino’i Soylu Ptolemaios ;Hanedanlığından geldiği için Efes’in içinde kendi adına bir anıt mezara gömülür. Bugün Oktagon adıyla bilinen bu mezarda 15-16 yaşlarına ait bir kıza ait kemikler bulunmuştur.Yapı itibariyle Yunan ve Roma stililleri dışında bir mimari ile inşa edilmiştir. İskenderiye Deniz fenerinin bir minyatürü şeklindedir. Suitin bu bölümü Arsinoi için yazılan bir ağıttır. Soprano ve çello için yazılan bu düo Mısır müziğini anımsatır